Ana içeriğe atla

Mehmet Akif ERSOY - ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

 Mehmet Akif ERSOY - ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE Şiir Sözleri


Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? 579

En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,

-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!

Nerde -gösterdiği vahşetle- "bu: bir Avrupalı!"

Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!


Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,

Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. (1)

Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da, (2)

Ostralya'yla berâber bakıyorsun: Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;

Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...

Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ!

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,

Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,

Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;

Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. 580

Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...

Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.

Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,

Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.


Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;

Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,

Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;

O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,

Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,

Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre. 581

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler...

Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat îman?

Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?

Çünkü te'sis-i İlâhî o metîn istihkâm.


Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,

Beşerin azmini tevkîf edemez sun'-i beşer;

Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;

"O benim sun'-i bedî'im, onu çiğnetme" dedi.

Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.


Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,

Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, (3)

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!


Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! 582

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...

Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...

Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.

"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;

Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,

Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, (4)

Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,

Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana. 583


Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,

Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn'i,

Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...

Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;

Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...


Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,

Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.





(1) İlk baskılarda: ...kum gibi, mahşer mi, hakîkat mahşer.

(2) İlk baskılarda: ...duruyor karşında,

(3) İlk baskıda: Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

(4) İlk baskılarda: Ebr-i nîsânı açık...




                                            [Safahât: Altıncı Kitap-Âsım]


Çanakkale Şehitlerine - Mehmet Akif Ersoy

Temalar:

  1. Vatanseverlik ve Fedakârlık – Şiir, vatan uğruna gözünü kırpmadan ölüme giden Mehmetçiklerin fedakârlığını vurgular.
  2. Kahramanlık ve Direniş – Çanakkale Savaşı’nda Türk askerinin, imkânsız görünen bir zaferi kazanması anlatılır.
  3. Medeniyet Eleştirisi – Batı’nın “medeniyet” adı altında sergilediği vahşet eleştirilir.
  4. Dini ve Milli Değerler – Şehitlerin Peygamber tarafından kucaklanacağı düşüncesi işlenir.
  5. Tarih ve Ölümsüzlük – Çanakkale Zaferi’nin ebediyete kadar hatırlanması gerektiği vurgulanır.

Duygular:

  • Gurur – Türk milletinin azmi ve kahramanlığı gururla anlatılır.
  • Hüzün ve Özlem – Şehitlerin kaybı derin bir hüzünle işlenir.
  • Öfke ve Eleştiri – Batı’nın acımasızlığı ve iki yüzlülüğüne yönelik sert eleştiriler vardır.
  • Şükran – Şehitlere duyulan minnet duygusu hissedilir.

Anahtar Kelimeler:

  • Şehit: Vatan için can verenlerin kutsallığı vurgulanır.
  • Medeniyet: Batı’nın sözde medeniyetinin barbarlıkla eş tutulduğu ele alınır.
  • İman: Türk askerinin yenilmezliğinin kaynağı olarak gösterilir.
  • Hilâl: İslam’ı ve Türk milletini simgeleyen kutsal bir sembol olarak kullanılır.
  • Zafer: Çanakkale direnişinin sonuçsuz kalmadığını, tarihe kazındığını anlatır.

Dikkat Çeken Sözler:

  • "Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!"
    Türk askerinin canını feda edişi ve büyük kayıplar vurgulanır.
  • "Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz."
    Batı’nın ikiyüzlü medeniyet anlayışı eleştirilir.
  • "Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber."
    Şehitlerin ölümden korkmaması ve onların kutsal bir makama eriştiği anlatılır.

Genel Mesaj:

Mehmet Akif Ersoy, bu şiiriyle Çanakkale Zaferi’nin sadece askeri bir başarı olmadığını, aynı zamanda bir iman ve karakter zaferi olduğunu vurgular. Türk milletinin inancıyla, fedakârlığıyla ve vatan sevgisiyle imkânsızı başardığını anlatır. Şehitler, sadece toprağa düşen bedenler değil, aynı zamanda milletin ruhunu ebediyen yaşatan kahramanlardır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ŞARKI SÖZLERİ: ELA MANA - Yüksel BALTACI

🎧 “Ela Mana” – Şarkı Sözleri ve Analizi Yüksel Baltacı’nın “Ela Mana” şarkısı , hem Yunanca hem Türkçe dizelerle, annesinden ayrı büyüyen bir çocuğun içsel çığlığını ve anne özlemini derin bir dramatik anlatımla işliyor. Şarkı; köklerinden kopma, aidiyet arayışı ve anne şefkatine duyulan özlem ekseninde ilerliyor. ŞARKI SÖZLERİ: ELA MANA - Yüksel BALTACI Me horisan ap’ ti mana mu — ki emina monos mu na pono, Den gnorisa ti zestasiá su, to heri su den krátisa ego. Ta matia su san fos ti nyhta, sta onira mu faneró, To misó mu lipi pánta, ke niotho horisménos ego. Tha kléo etsi olus tus hronus; Tha zo etsi me ton pono; Ela mana, i dromi mas as smixun, Na kimithó ston korfo su mono. Kaldum kara bulut ardina bulamadum yolumi Uçtum acimadan kırdiler kanadumi kolumi Şimdi kime desem bilmem dermansuz dertlerumi Sustum olmadi diyemedum bağladiler dilumi Ki ego iha dikio n’ agapithó,Pios tha htenízi ta mallia mu ego; Pios tha haïdévi to maguló mu; To misó mu lipi pánta, ke niotho na spazo ...

Mesut Çelebi - Bombalanmış Şehir Gibiyim Şarkı Sözleri

🎧 Mesut Çelebi – Bombalanmış Şehir Gibiyim  Şarkı Analizi Mesut Çelebi - Bombalanmış Şehir Gibiyim Şarkı Sözleri Kırıldı umut sazımda telim Yaşlandım büküldü belim Eskidi bu yüzümde tenim Söyle neyin tadı tuzu kaldı Benden sana hediye bu şarkım Dönmedi benden yana çarkım Harabeden kalmadı farkım Bombalanmış şehir gibiyim. Bülbülümüz kaldı güle hasret Nedir bu cefa nedir kasvet Bize yazılmış böylesi vuslat Söyle neyin tadı tuzu kaldı Benden sana hediye bu şarkım Dönmedi benden yana çarkım Harabeden kalmadı farkım Bombalanmış şehir gibiyim. 🗞️ “Bu şarkı ne anlatıyor?” Mesut Çelebi’nin "Bombalanmış Şehir Gibiyim" adlı şarkısı , yıpranmış bir ruhun iç sesiyle yazılmış bir ağıt gibi… Umutsuzluk, yorgunluk ve kalp kırıklığı temaları etrafında şekillenen şarkı, hayal kırıklıklarının ortasında kendi benliğini arayan bir anlatıcının içsel çöküşünü resmediyor. 🔍 GENEL ANALİZ ✏️ Şarkının Konusu Ne? Kişisel bir içsel hesaplaşma ve tükenmişlik hali. Yaşamın ve aşkın yüküy...

kefo X elmomy - ÇİĞKÖFTE AYRAN ŞARKI SÖZLERİ

  kefo X elmomy - ÇİĞKÖFTE AYRAN ŞARKI SÖZLERİ Çiğköfte, ayran, seni, beni, hayran (Hahaha) I told you Çiğköfte, ayran, seni, beni Sen, ben mi hayran? [Verse 1: el momy] Yeni manita elini kullanmadan alıyor Eskisi ağlıyor, biri de arıyor, diğeri de sarıyor Bakarlar, momy hayatı yaşıyor (Wow) S****ken ismimi bağıracak Ama seks o kadar iyi ki unutuyor Dedi "Bu Mami', İtalyan" Kesin ismi "Luigi" ya da "Mario" (Wow) Ey, çiğköfte ayran, ben sana hayran Çiğköfte ayran, ben sana hayran Çiğköfte ayran, ben sana hayran Çiğköfte ayran, ben sana hayran Çiğköfte ayran Çi-çi-çiğköfte ayran [?] Çiğ-çiğköfte ayran Çi-çi-çiğköfte ayran [?] Çiğköfte ayran sabor de paixao Ex'im bana çok değişmişsin dedi Bankamda bir milyon varken değiş'ce'm, tabii Kadınlar ve partiler olmasaydı şu an milyonu da geçerdi Laf söylerler bir şеy yapmadan Üstümde Givenchy, sarışın baddie Dеdi: "Benim gecikti" Dedim: "No problem, baby, erkekse ismi "Kevin"...