Ahmet Kaya Ağlama Bebeğim Albümü Şarkı Sözleri ve Kısa Anlamları (1985)
Ahmet Kaya Ağlama Bebeğim Albümü Şarkı Sözleri ve Kısa Anlamları (1985)
Ahmet Kaya'nın 1985 yılında çıkardığı ilk albümü olan "Ağlama Bebeğim", sanatçının hem müzikal kimliğinin hem de toplumsal duruşunun temel taşıdır. 12 Eylül darbesinin karanlık ve baskıcı atmosferinde yayınlanan bu albüm, sadece bir müzik eseri değil; bir dönemin acısını, mahpusluğunu ve umudunu yansıtan bir çığlıktır.
1. Ağlama Bebeğim
Albümün isim şarkısıdır. Karamsarlığın içinde filizlenen umudu anlatır. "Ağlama bebek" seslenişi, aslında o günün zor koşullarında ezilen halka ve gelecek nesillere bir tesellidir. "Çok uzakta öyle bir yer var" sözleriyle, barışın ve mutluluğun hakim olduğu ütopik ama ulaşılabilir bir geleceğe duyulan özlemi simgeler.
2. Kara Yazı
Bir kabulleniş ve sitem şarkısıdır. Hayal kırıklıklarını, verilen sözlerin tutulmamasını ve feleğin sillesini yemiş bir ruh halini betimler. Şarkıda, "o bizi anlar demiştik" diyerek dile getirilen hayal kırıklığı, toplumsal ya da bireysel bir yalnızlık vurgusudur.
3. Suskun
Ahmed Arif'in şiirinden bestelenmiştir. Hapislik, gizlilik ve büyük bir sevdanın harmanıdır. "Sus, kimseler duymasın" dizesi, baskı dönemlerindeki yasaklı düşünceleri ve paylaşılması tehlikeli olan duyguları ifade eder.
4. Geçmiyor Günler
Sabahattin Ali'nin şiiridir ve cezaevi psikolojisini en yalın haliyle anlatır. Dışarıda akan hayatın coşkusu (bahar, kuşlar) ile içerideki durgunluğun ve parmaklıklar ardındaki zamanın geçmek bilmeyişinin yarattığı tezatı işler.
5. Hasretinden Prangalar Eskittim
Yine bir Ahmed Arif şaheseridir. Çok derin bir hasretin ve direncin sembolüdür. Prangaların eskimesi, zamanın uzunluğunu ve bu süreçte aşınmayan tek şeyin "sevda/inanç" olduğunu vurgular. Coğrafi vurgularla (Diyarbekir) memleket sevgisini de içine alır.
6. Kız Kaçıran
Anadolu'nun toplumsal dokusuna, eşkıyalığa ve kaçak yaşama bir göndermedir. Peşinde "takipler" olan bir adamın, sevdiği kadınla hayatta kalma ve özgürlüğe koşma çabasını, bir direniş ve kaçış öyküsü olarak anlatır.
7. Şahin Gibi
Bir Pir Sultan Abdal deyişidir. İnsanın dünyevi dertlerden arınıp bir güzele (veya bir ideale) kapılmasını, yükseklerden inişini anlatır. Tasavvufi bir derinlikle, vefa ve aşk temalarını işler.
8. Aynı Daldaydık
Nazım Hikmet'in şiiridir. Farklı zamanlarda veya mekanlarda (genelde hapislik kastedilir) aynı kaderi paylaşan insanların ayrılığını anlatır. "Yüz yıllık zaman" ifadesi, kavuşmanın önündeki engellerin ağırlığını simgeler.
9. Maviye Çalar Gözlerin
Hasretin en sert halidir. "İtten aç, yılandan çıplak" kalmış bir insanın, tüm zorluklara rağmen birinin "mavi gözlerine" (umuda/sevgiliye) sığınma isteğidir. Kuşatılmışlık hissiyle harmanlanmış bir sevda şarkısıdır.
10. Bırak Beni
Bir özgürlük manifestosudur. Kuş benzetmesiyle, insanın doğası gereği kısıtlanamayacağını, uçmak (özgürleşmek) zorunda olduğunu savunur. "Ben uçmasam bahar gelmez" diyerek, bireysel özgürlüğün toplumsal uyanış için şart olduğunu vurgular.
11. Hikayemiz (Bizim)
Kolektif bir geçmişin muhasebesidir. Coşkuyla başlayan umutların nasıl karanlığa gömüldüğünü ve bu "hikayenin" hüzünlü sonunu anlatır. Yenilmişlik ama yaşanmışlık hissi hakimdir.
12. Karanlıkta
Gece devriyelerinin gezdiği, baskının hissedildiği bir ortamda, "doğacak güneşi" beklemenin şarkısıdır. Zulmün içinde üşüyen çocuklara duyulan merhamet ve devrimci bir bekleyişin ifadesidir.
13. Kurtuluş Savaşı Destanı
Milli Mücadele dönemine, özellikle Urfa direnişine bir selamdır. Halkın kahramanlığını ve emperyalizme karşı duruşunu destansı bir dille anlatır.
14. Uğurlar Ola
Mehmet Akif Ersoy'un şiiridir. Asker uğurlama gibi görünse de, albümün genel havası içinde bir yolculuğa veya mücadeleye giden her yiğide yakılan bir uğurlama marşı gibidir. Fedakarlık ve kararlılık ön plandadır.
Özetle: Bu albüm; parmaklıklar, mahpusluk, özlem ve tüm bunlara rağmen "yarın sende" diyerek geleceğe bırakılan bir umut mirasıdır.
Albüm Şarkı Sözleri:
"Ağlama Bebeğim"
Ağlama bebek, ağlama sen de
Umut sende, yarın sende
Ağlama bebek, ağlama sen de
Umut sende, yarın sende
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye?
Bu suskunluk, bu durgunluk, sıkıntın niye?
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye?
Bu suskunluk, bu durgunluk, sıkıntın niye?
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye?
Bu suskunluk, bu durgunluk, sıkıntın niye?
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye?
Bu suskunluk, bu durgunluk, kırgınlık niye?
Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Bölüşülmeye hazır
Bir hayat var
Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır
Bir hayat var
Ağlama bebeğim, ağlama sen de
Acı sende, hasret sende
Ağlama bebeğim, ağlama sen de
Acı sende, hasret sende
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye?
Bu küskünlük, bu dargınlık, sıkıntın niye?
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye?
Bu suskunluk, bu yorgunluk, sıkıntın niye?
Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır
Bir hayat var
Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Bölüşülmeye hazır
Bir hayat var
"Kara Yazı"
Geçmedi yare sözümüz
Yollarda kaldı gözümüz
Yere sürüldü yüzümüz
Böyleymiş kara yazımız, hey
Yere sürüldü yüzümüz
Böyleymiş kara yazımız, hey
Çiçekler açılmaz oldu
Pınarlar içilmez oldu
Yar bize gülmez oldu
Böyleymiş kara yazımız, hey
Yalnız ona "yar" demiştik
"Onda bir şey var" demiştik
"O bizi anlar" demiştik
Böyleymiş kara yazımız, hey
"O bizi anlar" demiştik
Böyleymiş kara yazımız, hey
Hey gönül gene bu gece
Kederim geceden yüce
Gel susalım beraberce
Böyleymiş kara yazımız, hey
"Suskun"
Rüya, bütün çektiğimiz
Rüya kahrım, rüya zindan
Nasıl da yılları buldu
Bir mısra boyu maceram?
Nasıl da yılları buldu
Bir mısra boyu maceram?
Sus, kimseler duymasın
Duymasın, ölürem ha
Aymışam yarı gecede
Seni bulmuşam sonra
Sus, kimseler duymasın
Duymasın, ölürem ha
Yağar bir yağmur sonra
Yağıyor yeşil yeşil
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi
Bilmezler nasıl sevdik birbirimizi
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi
Bilmezler nasıl sevdik birbirimizi
İki yitik hasret
İki parça can
Sus, kimseler duymasın
Duymasın, ölürem ha
Aymışam yarı gecede
Seni bulmuşam sonra
Sus, kimseler duymasın
Duymasın, ölürem ha
Yağar bir yağmur sonra
Yağıyor yeşil yeşil
"Geçmiyor Günler"
Bur'da çiçekler açmıyor
Kuşlar süzülüp uçmuyor
Yıldızlar ışık saçmıyor
Geçmiyor günler, geçmiyor
Avluda volta vururum
Kah düşünür otururum
Türlü hayaller görürüm
Geçmiyor günler, geçmiyor
Dışarıda mevsim baharmış
Gezip dolaşanlar varmış
Günler su gibi akarmış
Geçmiyor günler, geçmiyor
Gönülde eski sevdalar
Gözümde dereler bağlar
Aynada hayalim ağlar
Geçmiyor günler, geçmiyor
Yanımda yatan yabancı
Her söz zehir gibi acı
Bütün dertlerin en gücü
Geçmiyor günler, geçmiyor
Dışarıda mevsim baharmış
Gezip dolaşanlar varmış
Günler su gibi akarmış
Geçmiyor günler, geçmiyor
Dışarıda mevsim baharmış
Gezip dolaşanlar varmış
Günler su gibi akarmış
Geçmiyor günler, geçmiyor
Dışarıda mevsim baharmış
Gezip dolaşanlar varmış
Günler su gibi akarmış
Geçmiyor günler, geçmiyor
"Hasretinden Prangalar Eskittim"
Ard-arda bilmem kaç zemheri geçti
Ard-arda bilmem kaç zemheri geçti
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül-gürül akan bir Dünya
Dışarda gürül-gürül akan bir Dünya
Bir ben uyumadım, kaç bahar leylim
Bir ben uyumadım, kaç bahar leylim
Hasretinden prangalar eskittim
Hasretinden prangalar eskittim
Karanlık gecelerde kendimden geçtim
Karanlık gecelerde kendimden geçtim
Saçlarına kan gülleri takayım
Saçlarına kan gülleri takayım
Bir o yandan, bir bu yandan, elma yanaktan
Bir o yandan, bir bu yandan, elma yanaktan
Açar kan kırmızı yedi verenler
Açar kan kırmızı yedi verenler
Kar yağıyor, kar yağıyor, kar yağıyor bir yandan
Kar yağıyor, kar yağıyor, kar yağıyor bir yandan
Savrulur Karaca dağı, savrulur Zozan
Savrulur Karaca dağı, savrulur Zozan
Bak bıyığım buz tuttu, üşüyorum ben
Bak bıyığım buz tuttu, üşüyorum ben
Zemheri de uzadıkça uzadı
Zemheri de uzadıkça uzadı
Seni baharmışsın gibi düşünüyorum
Seni baharmışsın gibi düşünüyorum
Seni baharmışsın gibi düşünüyorum
Seni Diyar-, seni Diyar-, seni
Diyarbekir gibi düşünüyorum
"Kız Kaçıran"
Dağlar dik çeşmeler kuru
Yarimin benzi çok sarı
Ölüm var dönülmez geri
Yürü yağız atım yürü
Yarim bu gece yoruldu
Kaçırdığıma darıldı
Yarim bu gece yoruldu
Kaçırdığıma darıldı
Bak daha sıkı sarıldı
Yürü yağız atım, yürü
Yürü yağız atım, yürü, yürü
Bak daha sıkı sarıldı
Yürü yağız atım, yürü, yürü
Dağlar geçilmiyor kardan
Aman yok ki candarmadan
Ayrılamam ben bu yardan
Yürü yağız atım, yürü
Peşime düştü takipler
Boynumu bekliyor ipler
Peşime düştü takipler
Boynumu bekliyor ipler
Zeybekler seni ayıplar
Yürü yağız atım, yürü
Yürü yağız atım, yürü, yürü
Zeybekler seni ayıplar
Yürü yağız atım, yürü, yürü
"Şahin Gibi"
Sabahtan uğradım ben bir güzele
Güzel ağlatmadı, güldürdü beni
Ben güzelden böyle vefa ummazdım
Ben güzelden böyle vefa ummazdım
Ak göğsün üstüne kondurdu beni
Ahu gelin, kınalı gelin
Ak göğsün üstüne kondurdu beni
Ahu gelin, kınalı gelin
Şahin gibi yükseklerden uçarken
Şahin gibi yükseklerden uçarken
Keklik gibi ininden geçerken
Ab-ı kevser ırmağından içerken
Ab-ı kevser ırmağından içerken
Susuz çöllerden kandırdı beni
Ahu gelin, kınalı gelin
Susuz pınarlardan kandırdı beni
Ahu gelin, kınalı gelin
"Aynı Daldaydık"
Saat, saat yirmi biri vuran da
Burada kanpanalar çalardı
Burada, burada hasret ve dert
Sen nerdeydin?
Bugün, bugün görüş günümüz
Herkes geldi. Sen nerdeydin?
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık
Tam, tam yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli
Gözlerinin içinde durmayalı
Dokunmayalı sıcaklığına karnının
Tam yüz yıldır bekler beni bu şehirde bir kadın
Dokunmayalı sıcaklığına karnının
Gözlerinin içine girmeyeli
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık
"Maviye Çalar Gözlerin"
İtten aç, yılandan çıplak
Gelip durmuşsam kapına
İtten aç, yılandan çıplak
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İtten aç, yılandan çıplak
Gelip durmuşsam kapına
İtten aç, yılandan çıplak
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
Ne olur gel, etme gel
Ay karanlık
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
Ne olur gel, etme gel
Ay karanlık
Maviye, maviye
Maviye çalar gözlerin
Maviye, maviye
Maviye çalar gözlerin
Dört yanım puşt zulası
Dost yüzlü, dost gülücüklü
Cigaramdan yanar
Alnım, alnım öperler
Suskun hayın, çıyansı
Dört yanım puşt zulası
Dost yüzlü, dost gülücüklü
Cigaramdan yanar
Alnım, alnım öperler
Suskun hayın, çıyansı
Ey leylim gecede
Ölesim tutmuş
Etme gel, ne olur gel
Ay karanlık
Ey leylim gecede
Ölesim tutmuş
Etme gel, ne olur gel
Ay karanlık
Yapma gel
Ne olur gel
Ne olur gel ay karanlık
Yapma gel
Ne olur gel
Ne olur gel, ay karanlık
Maviye, maviye
Maviye çalar gözlerin
Maviye, maviye
Maviye çalar gözlerin
Maviye, maviye
Maviye çalar gözlerin
Maviye, maviye
Maviye çalar gözlerin
Maviye, maviye
Maviye çalar gözlerin
"Bırak Beni"
Bırak beni gayri uçam
Uçam da yollara göçem
Ben uçmasam bil ki hiçem
Uçsuz yollara, yollara
Ben uçmasam bil ki hiçem
Uçsuz yollara, yollara
Kuş ehline durak olmaz
Durur ise yüzüm gülmez
Ben uçmasam bahar gelmez
Gonca güllere, güllere
Ben uçmasam bahar gelmez
Gonca güllere, güllere
Bir gün gelir ben giderim
Yedi iklim, yurdum yerim
Bellenmeyen türkülerim
Düşer dillere, dillere
Bellenmeyen türkülerim
Düşer dillere, dillere
Bırak beni gayri uçam
Uçam da yollara göçem
Ben uçmasam bil ki hiçem
Uçsuz yollara, yollara
Ben uçmasam bil ki hiçem
Uçsuz yollara, yollara
Ben uçmasam bil ki hiçem
Uçsuz yollara, yollara
Ben uçmasam bil ki hiçem
Uçsuz yollara, yollara
"Hikayemiz (Bizim)"
Bir güneşti gördüğüm dağlar ardında
Uzanıp gittiğim yollar ateşti sanki
Tuttuğum ellerde dostluk saklı bağrımda
Yürüyüp gittiğim yollar ateşti sanki
Tuttuğum ellerde dostluk saklı bağrımda
Yürüyüp gittiğim yollar ateşti sanki
Bir volkandı içimizde coşan nehirler
Coştukça umutlar hep taşardı sanki
Bir volkandı içimizde coşan nehirler
Coştukça umutlar hep taşardı sanki
Ne oldu bize, güneşe, neden doğmuyor?
Uzun uzak gecelerde sabah olmuyor
Ne oldu bize, güneşe, neden doğmuyor?
Uzun uzak gecelerde sabah olmuyor
İşte bizim hikâyemiz hep böyle gider
Umutlar hep gecelerde yol olur gider
İşte bizim hikâyemiz burada biter
Umutlar hep gecelerde yol olur gider
İşte bizim hikâyemiz burada biter
Aydınlıklar karanlıkta yol olur gider
İşte bizim hikâyemiz burada biter
Umutlar hep gecelerde yol olur gider
İşte bizim hikâyemiz burada biter
Aydınlıklar karanlıkta yol olur gider
"Karanlıkta"
Akşam olur karanlıklar çökende
Devriyeler adım adım gezende
Akşam olur karanlıklar çökende
Devriyeler adım adım gezende
Kar kaplamış, solmuş güller görende
Sarılıp dallarına öpesim gelir
Kar kaplamış, solmuş güller görende
Sarılıp dallarına öpesim gelir
Sanki gökten kar yerine kan yağıyor
Kar altında üşümüş bir çocuk ağlıyor
Sanki gökten kar yerine kan yağıyor
Kar altında üşümüş bir çocuk ağlıyor
Yaşlı gözleriyle bana bakıyor
Akan gözyaşını içesim gelir
Yaşlı gözleriyle bana bakıyor
Akan gözyaşını içesim gelir
İşte böyle karanlıklar içinde
Devriyeler adım adım gezende
İşte böyle karanlıklar içinde
Devriyeler adım adım gezende
Yar uykuda, ben yine penceremde
Doğacak güneşi göresim gelir
Yar uykuda, ben yine penceremde
Doğacak güneşi göresim gelir
"Kurtuluş Savaşı Destanı"
Kollumu salladım toplar oynadı
Kollumu salladım toplar oynadı
Karataş içinden çete kaynadı
Karataş içinden çete kaynadı
Yaşasın Urfalılar teslim olmadı
Yaşasın Urfalılar teslim olmadı
De yürü, yürü, yürü, kumandalarım yürü
Kumandanlar gidiyor, dönmüyor geri
De yürü, yürü, yürü, kahramanlarım yürü
Kahramanlar gidiyor, dönmüyor geri
Tıfıldır hastahane karşı karşı
Tıfıldır hastahane karşı karşı
Gavur Fransız'ın bomba atışı
Gavur Fransız'ın bomba atışı
Urfa çetelerinin şaha kalkışı
Urfa çetelerinin şaha kalkışı
De yürü, yürü, yürü, kumandalarım yürü
Kumandanlar gidiyor, dönmüyor geri
De yürü, yürü, yürü, kahramanlarım yürü
Kahramanlar gidiyor, dönmüyor geri
"Uğurlar Ola"
Ey sürüden arkaya kalmış yiğit
Arkadaşın gitti, haydi sen de git
Bak ne diyor ceddi şehidin işit
Haydi git evladım, uğurlar ola!
Haydi git evladım, açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun, uğurlar ola!
Uğurun açık olsun, uğurlar ola!
Eşele bir yerleri örten karı
Ot değil onlar dedenin saçları
Dinle şehit sesleridir rüzgârı
Haydi git evladım, uğurlar ola!
Haydi git evladım, açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun, uğurlar ola!
Haydi levent asker uğurlar ola!
Yerleri yırtan sel olup taşmalı
Dağ demeyip, taş demeyip aşmalı
Sendeki coşkunluğa er şaşmalı
Kahraman askerim uğurlar ola
Haydi git evladım, açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Haydi levent asker uğurlar ola!
Haydi levent asker uğurlar ola!
Haydi git evladım, uğurlar ola!
Haydi git evladım, uğurlar ola!
Haydi git evladım, uğurlar ola!
