Tekir - Hiç Hiçine Şarkı Sözleri

 Tekir - Hiç Hiçine Şarkı Sözleri


Hiç hiçine hep kavga !

Yetti gari, naz yapma !

Bi geleyim akşamdan,

Yak ocağaı; koy çay da…

Anlat, ben de anlatçam…

Çözeceyiz valla ya !

Ben öleyim açmazsan;

Kapınızda yatçam bak !

Bak, kızım bak !

Senin hep çıkardı tayfan kavgayı !

Borçlulardılar ya; takıları saydılar babanlar !

Yalansa sen anlat ?

Yapamadı aileler dünürlük !

Döndü bize kavgalar; süründük !

Canımızı döktük; yaptık düğünü !

Bide gidip tut 3+1’i borç harç yap,

Hadi bi de üstüne beyaz eşya !

Buldular tabi yolcak kaz;

Yıktılar ocak vah vah vah !

İçti üç kasa amcanlar,

Abe yaptılar traş maşallah !

Çaktım ağzına,

Kofalaklar takla attılar bayır aşşağı !

Devlam yardım et bu kuluna da sen !

Kaşı da güzel, gözü de güzel, yaktın bağrımı !

Aman boyu boyuma; huyu da huyuma !

Yanıma yakış, kanıma karış, aldın aklımı !

Yürü güzel güzel güzel…

Yürü de göreyim endamını !

Hem o beni üzer, üzer üzer;

Hem de o dağıtır bütün efkarımı !

Devlam yardım et bu kuluna da sen !

Kaşı da güzel, gözü de güzel, yaktın bağrımı !

Aman boyu boyuma; huyu da huyuma !

Yanıma yakış, kanıma karış, aldın aklımı !

Yürü güzel güzel güzel…

Yürü de göreyim endamını !

Hem o beni üzer, üzer üzer;

Hem de o dağıtır bütün efkarımı !


Bazı şarkılar vardır, ilk dinleyişte eğlenceli gelir ama sözlerin içine girdikçe bambaşka bir hayatın izlerini fark edersin; Tekir – Hiç Hiçine tam olarak böyle bir yerde duruyor.

Bu şarkı analizi, aslında “basit bir kavga” gibi görünen şeylerin nasıl büyüyüp hayatın yüküne dönüştüğünü anlatıyor. Tekir, iki insanın birbirine ulaşmaya çalışırken aileler, maddi sıkıntılar ve çevresel baskılar yüzünden nasıl yıprandığını sade ama çarpıcı bir dille aktarıyor.

Hikâye oldukça tanıdık: Sevgi var, istek var ama etraf sürekli karıştırıyor. “Hiç hiçine hep kavga!” derken meselelerin ne kadar anlamsız başladığını anlıyoruz. Sonra işler büyüyor; aileler devreye giriyor, geçmiş hesaplar açılıyor, “dünürlük” bile yapılamıyor. Sevgi iki kişi arasında kalması gerekirken, bir anda kalabalığın ortasında sıkışıp kalıyor.

Şarkının ortalarında tablo daha da netleşiyor. Bir ev kurma çabası, borçlar, düğün masrafları… “Bir de gidip tut 3+1’i borç harç yap” dediği yerde artık romantizm yerini gerçek hayatın yüküne bırakıyor. Bu kısım, birçok insanın ilişkiyi sadece duygusal değil, ekonomik bir mücadele olarak da yaşadığını hatırlatıyor.

Ama şarkı sadece bir dert dökme değil. Tüm karmaşanın ortasında hâlâ o kişiye duyulan hayranlık ve bağlılık canlı kalıyor. “Kaşı da güzel, gözü de güzel, yaktın bağrımı!” gibi sözler, bütün kavgaların altında hâlâ güçlü bir aşk olduğunu gösteriyor. Bu cümle, sanki “ne yaşarsak yaşayalım senden vazgeçemem” demenin en doğal hali.

Bir başka dikkat çeken an ise “Hem o beni üzer… hem de o dağıtır bütün efkarımı” kısmı. Bu, ilişkilerin en gerçek tarafı: aynı insan hem yaralayan hem iyileştiren oluyor. Tekir bunu abartmadan, süslemeden, olduğu gibi söylüyor.

Şarkının duygusal alt metni oldukça net: Sevgi tek başına yetmiyor. İnsanlar, aileler, para, gurur… hepsi devreye girince aşk yıpranıyor ama tamamen yok da olmuyor. İçten içe hâlâ bir “biz” kalıyor. Bu yüzden şarkı ne tamamen mutsuz ne de tamamen umutlu; ikisinin arasında, gerçek bir yerde duruyor.

Tekir – Hiç Hiçine şarkı analizi, bize şunu hissettiriyor: Bazen insanlar birbirini değil, etrafındaki her şeyi yenemediği için kaybediyor.

Ve belki de en acısı şu; gerçekten sevenler çoğu zaman “hiç hiçine” yıpranıyor.

Yorumlar