LVBEL C5 - BABA ŞARKI SÖZLERİ
LVBEL C5 - BABA ŞARKI SÖZLERİ
(Ver bakiyim AKDO)
(Wow)
Çıkıyorum mahalleye altımda pijama
Gördü beni enayi davrandı silaha
Ben de boyadım enayinin suratı siyaha
Hafif götümden düştü Louis Vuitton pijama
Tabii parasızım baba oturuyo'm kirada
Tam deli dönemimde düştüm bi' belaya
Dostlarım yanımda elimizde cigara
Götünü keserler senin iki şişe biraya
Vur dönsün baba dünya dönsün
Götler ölsün birbirini gömsün
Konuşuruz lafı biz götü yiyen bölsün
Telefonu kapat lan sen daha dölsün
Yaşa olum hayatını boş lafları bırak
İstanbul Anadolu'dan Avrupa'ya tur at
Açıyorum tesisatı Azer Baba serap
Olsun bizden bütün kahpelerin hepsi uzak
Kafam off, inan bana olmamış
Ceylan su içerken aslan avlamış
Yani wow, adalet kalmamış
Herkes anlamış, herkes anlamış
(Anladın)
Kapandı gitti o sizin defter (Ver bakiyim AKDO, grr)
(Ah)
Kapandı gitti o sizin defter
Herkeste kılıç var, radyoda mehter
Geliyorum mahallenin ortasına Benz'le
Burnunda mendil var kokodan nezle
Yediğin bütün boku temizle
Köpekbalığı bulur kokuyu denizde
Neyse elimi attım kapının mandalına
O anda gitti kuş kondu dalına
Çıkardım belden 9'luğu havaya
Dedim bana bi' şey diyenin koyarım amına (aynen)
Alırım kardeşime kıyıp da paraya
Sonra de ki ben neden gittim araya
Dikkatli ol ve de toslama kayaya (kayaya)
Herkesin kendi payına
Oku koydum yayıma, albümümse yayında (dinle)
Lvbel C5 baba, bütün dostlarımsa yanımda
Boş ver bebeğim, gel sen de al
Dokun vücuduma sağlam bu tank metal
Ah yemyeşil Balenciaga sanki av
Bana göre Lvbel C5 baba çok kibar (wow)
Çiçek alev atar senin gemiler batar
Gülü diken atar orospu seni satar
Kafası atar ve gerekeni yapar
Sabahları yatar kuzuyu baba kapar
(Ver bakiyim AKDO)
Sokakla büyüyen birinin dünyayı nasıl gördüğünü anlamak istiyorsan, bazen tek bir şarkı yeter.
Lvbel C5 – Baba, ilk dinleyişte sert, dağınık ve agresif bir anlatım gibi geliyor ama aslında altına indiğinde oldukça net bir hikâye var. Bu şarkı analizi içinde görülen şey; paranın yokluğundan başlayan, mahalle kültürüyle şekillenen ve güç gösterisiyle kendini korumaya çalışan bir karakterin iç dünyası. Lüks markalar, silah göndermeleri ve sokak dili sadece yüzey; asıl mesele hayatta kalma refleksi.
Şarkı, pijamayla mahalleye çıkılan o rahat ama bir o kadar da tehlikeli ortamla açılıyor. Her şey sıradan gibi başlıyor ama bir anda gerilim yükseliyor. “Gördü beni enayi davrandı silaha” dediği yerde aslında anlatıcı, bulunduğu ortamda sürekli tetikte olması gerektiğini hissettiriyor. Bu, sadece fiziksel bir tehdit değil; saygı kaybetme korkusu da var. Ardından gelen “Ben de boyadım enayinin suratı siyaha” cümlesi, bu dünyada pasif kalmanın bir seçenek olmadığını açıkça gösteriyor.
Hikâye ilerledikçe geçmişe dair ipuçları geliyor. Parasızlık, kirada yaşamak, “tam deli dönemimde düştüm bi’ belaya” gibi sözler; karakterin bugünkü halinin tesadüf olmadığını anlatıyor. Bu noktada dostluklar devreye giriyor ama o dostluklar da romantize edilmiş değil. “Dostlarım yanımda elimizde cigara” derken bir dayanışma var ama aynı zamanda çıkışsızlık hissi de hissediliyor.
Nakarat kısmında “Vur dönsün baba dünya dönsün” dediği an, aslında bir kabulleniş var. Dünya adil değil, sistem düzgün işlemiyor ama buna rağmen hayat devam ediyor. Hatta “götler ölsün birbirini gömsün” gibi sert bir ifade, çevredeki sahte insanlara karşı açık bir öfke patlaması. Bu sadece agresyon değil; hayal kırıklığının dışa vurumu.
Şarkının ortalarına doğru ton biraz değişiyor. “Yaşa olum hayatını boş lafları bırak” cümlesi, sanki bir nasihat gibi geliyor. Burada anlatıcı bir anlığına sert kabuğunu indirip daha içten bir yere geçiyor. İstanbul’un Anadolu’dan Avrupa’ya uzanan hattını anması ise sadece bir şehir referansı değil; sınıf atlama, yer değiştirme ve kaçış isteğinin sembolü.
“Ceylan su içerken aslan avlamış” sözü özellikle dikkat çekiyor. Bu, adaletsizliğin en sade ve vurucu anlatımlarından biri. Güçlü olanın kazandığı bir dünyada, masum olanın şansı yok. Hemen ardından gelen “adalet kalmamış” cümlesi ise bunu direkt yüzümüze vuruyor.
İkinci bölümde ise başarı ve güç gösterisi daha baskın. Mercedes, Balenciaga gibi detaylar sadece zenginlik göstergesi değil; “artık o eski ben değilim” demenin bir yolu. Ama bu yükselişin içinde bile tehdit dili kaybolmuyor. “Çıkardım belden 9’luğu havaya” gibi sert ifadeler, geçmişin hâlâ peşini bırakmadığını hissettiriyor.
Şarkının duygusal alt metni aslında oldukça net: Güçlü görünmek zorunda olan birinin içten içe güvensizliği. Lvbel C5 burada ne tamamen kırılgan ne de tamamen soğuk; ikisinin arasında gidip gelen bir karakter çiziyor. Dışarıdan bakınca kibir gibi duran şey, içeride bir savunma mekanizması.
Sonlara doğru gelen “Bana göre Lvbel C5 baba çok kibar” cümlesi ise ironik bir dokunuş. Onca sertliğin arasında kendini “kibar” olarak tanımlaması, aslında kendi dünyasında normal olanla dış dünyanın normları arasındaki farkı gösteriyor.
Bu şarkı analizi gösteriyor ki Baba, sadece bir güç gösterisi değil; sokakta büyüyen birinin hem hayatta kalma hem de kendini kanıtlama hikâyesi.
Bazı insanlar dünyayı değiştirmeye çalışır, bazıları ise sadece içinde ezilmemeyi öğrenir.
Yorumlar
Yorum Gönder
👉 Şarkıyı beğendin mi? Sözleri sana neler hissettirdi? Hemen yorumunu ekle, senin cümlen belki de başka bir dinleyiciye ilham olacak!
Şarkı hakkında yorumlarını yaz ve bu müzik deneyimine sen de ortak ol.