Tekir - Yasaklanmalıyız Şarkı Sözleri

 Tekir - Yasaklanmalıyız Şarkı Sözleri


Gayrı konuşacak konu mu kaldı?

Bana bulunduğun o yıldızın konumu lazım

Seni yine aynı yastıkta karşılıksız sevmek

Buna ancak ruhum son bulunca olurum razı


Ya kavuşmadan ölmeyelim, tarih yazalım, zalım

Ya da kavuşmadan ölelim de, tarih bizi yazsın, yazsın


Gayrı konuşacak konu mu kaldı?

Bana bulunduğun o yıldızın konumu lazım

Seni yine aynı yastıkta karşılıksız sevmek

Buna ancak ruhum son bulunca olurum razı


Ya kavuşmadan ölmeyelim, tarih yazalım, zalım

Ya da kavuşmadan ölelim de, tarih bizi yazsın, yazsın


Ya bana kalır ya da bakakalırsın

Gezdiğimiz yeri oturduğumuz banktan tanırsın

Anla, zor unutmak, unutamamaktan hırsın

Ya saklanmalıyız, ya da yasaklanmalıyız


Dolsun gözler, yine yanıma kâr kalsın sözler

İster canıma kast etsin, ölmem

Kalbime sözüm var

Bilirsin, ben verdiğim sözden


Ölsem dönmem

Geride ne kalırsa olsun tövbem

Ödedim bedelini

Ağla, ağla, biraz da sen ağla

Ağla, ağla, nasılsa ağladığın yalan


Sağın, solun, varın yoğun yalan

Yok solunda bir yüreğin falan

Vicdanın, merhametin yalan, yalan


Gayrı konuşacak konu mu kaldı?

Bana bulunduğun o yıldızın konumu lazım

Seni yine aynı yastıkta karşılıksız sevmek

Buna ancak ruhum son bulunca olurum razı


Ya kavuşmadan ölmeyelim, tarih yazalım, zalım

Ya da kavuşmadan ölelim de, tarih bizi yazsın, yazsın


Gayrı konuşacak konu mu kaldı?

Bana bulunduğun o yıldızın konumu lazım

Seni yine aynı yastıkta karşılıksız sevmek

Buna ancak ruhum son bulunca olurum razı


Ya kavuşmadan ölmeyelim, tarih yazalım, zalım

Ya da kavuşmadan ölelim de, tarih bizi yazsın, yazsın


Tekir – Yasaklanmalıyız ilk andan itibaren insanın içine sessizce sızan, duygusunu yüksek sesle bağırmak yerine içten içe büyüten bir şarkı. Daha girişteki “Gayrı konuşacak konu mu kaldı?” cümlesi bile aslında bir tartışmanın değil, tükenmişliğin cümlesi gibi duruyor. Konuşulacak her şey bitmiş ama hissedilen hiçbir şey azalmamış.

Şarkı genel olarak iki insan arasındaki kopamama hâlini anlatıyor. Ama bu bildiğimiz bir ayrılık hikâyesi değil; daha çok, imkânsızlığın içinde bile devam eden bir bağın hikâyesi. Bir yandan mesafe, bir yandan zaman, bir yandan da içsel bir teslimiyet var. “Bana bulunduğun o yıldızın konumu lazım” dizesi bu yüzden çok çarpıcı. Sadece bir özlem değil bu; ulaşılamayan bir şeye yönelmiş neredeyse çaresiz bir arayış gibi.

Hikâye ilerledikçe duygu daha da sıkışıyor. Anlatıcı, sevdiği kişiyi hem yanında istiyor hem de bunun mümkün olmadığını biliyor. “Seni yine aynı yastıkta karşılıksız sevmek” cümlesi, aşkın en yalnız hâllerinden birini taşıyor. Burada sevgi var ama karşılık yok; hatta karşılık beklentisi bile neredeyse terk edilmiş durumda. Bu yüzden şarkı, romantik bir aşk anlatısından çok, içsel bir tutunma hikâyesine dönüşüyor.

En vurucu noktalardan biri ise “Ya kavuşmadan ölmeyelim, tarih yazalım, zalım / Ya da kavuşmadan ölelim de, tarih bizi yazsın” kısmı. Burada artık bireysel bir aşk değil, neredeyse kaderle pazarlık eden bir ruh hâli var. Ya büyük bir iz bırakarak var olma isteği ya da hiç olamama ihtimali… İkisi arasında sıkışmış bir duygunun gerilimi hissediliyor.

Şarkının şarkı analizi açısından en güçlü tarafı, duyguyu süslememesi. Acı, olduğu gibi bırakılmış. Mesela “Ağla, ağla, biraz da sen ağla” kısmı sadece bir sitem değil, aynı zamanda karşılıklı yıpranmanın da itirafı gibi. İnsan burada artık ne doğruyu savunuyor ne de yanlışını gizliyor; sadece duygunun ağırlığını taşıyor.

Tekir – Yasaklanmalıyız, aslında isminin ima ettiği şeyi de yavaş yavaş açıyor. Yasaklanmak bir sonuç gibi görünse de burada daha çok “kaçınılmazlık” hissi var. İki kişi birbirine hem çok yakın hem de tamamen imkânsız. Bu ikilik, şarkının omurgasını oluşturuyor. Ne tamamen bitiyor ne de gerçekten devam ediyor.

Sonlara doğru gelen “Ya saklanmalıyız, ya da yasaklanmalıyız” cümlesi ise bütün hikâyeyi tek bir noktaya indiriyor. Artık çözüm aranmıyor, sadece bir son biçimi seçilmeye çalışılıyor. Bu da şarkıyı duygusal olarak oldukça ağır ama bir o kadar da gerçek kılıyor.

Tekir’in bu parçada kurduğu atmosfer, klasik bir ayrılık şarkısından çok daha derin bir yerde duruyor. Çünkü burada mesele sadece birini özlemek değil; o özlemin insanı nasıl dönüştürdüğünü görmek.

Ve geriye şu his kalıyor: Bazı aşklar yaşanmak için değil, sadece hissedilip insanın içinde iz bırakmak için var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Candemirtheater - Gel Dedim Geldin Şarkı Sözleri & Analizi

Melek Mosso - Gidenlerden Şarkı Sözleri

Mem ARARAT - Lorî Şarkı Sözleri