YÜKSEL BALTACI - UZAKTAN UZAĞA SEVMEK OLUR Mİ ŞARKI SÖZLERİ
YÜKSEL BALTACI - UZAKTAN UZAĞA SEVMEK OLUR Mİ ŞARKI SÖZLERİ
Bir gemim var denize gitmez karadan oy
Eridum tükendum ben bu yaradan
Geçit vermeyi geçit sana geleyim
Yıkılsun bu dağlar kalksun aradan
Geçit vermeyi geçit sana geleyim
Yıkılsun bu dağlar kalksun aradan oy
kalksun aradan
Güvercin konayi yar pencereme
Müjdeler vereyim seni görene
Ayriluk çekenun yanar yureği
Hasretluk adami koyar vereme
Ayrıluk çekenun yanar yureği
Hasretluk adami koyar vereme oy koyar vereme
Kestane yapraği dalda kururmi
Seven sevduğinden ayri dururmi
Dola kollaruni saril boynuma
Uzaktan uzağa sevmak olurmi
Dola kollaruni saril boynuma
Uzaktan uzağa sevmak olurmi
Dola kollaruni saril boynuma
Uzaktan uzağa sevmak olurmi oy sevmak olurmi
sevmak olurmi sevmak olurmi. sevmak olurmi
SÖZ & MÜZİK:
YÜKSEL BALTACI
Bazı şarkılar vardır, insanın içine yavaş yavaş çöker. İlk anda değil… gece sessizleşince, biri aklına düşünce ağırlığı hissedilir. Yüksel Baltacı imzalı “Uzaktan Uzağa Sevmek Olur Mi” tam olarak böyle bir yerde duruyor. Karadeniz’in o içe işleyen diliyle yazılmış bu şarkı, sadece bir özlem hikâyesi anlatmıyor; ulaşamamanın insanı nasıl tükettiğini de hissettiriyor.
Uzaktan Uzağa Sevmek Olur Mi şarkı analizi yaparken ilk hissedilen şey, mesafenin burada yalnızca kilometre olmadığı. Araya dağlar, yollar, gurur ve kader girmiş gibi. “Yıkılsun bu dağlar kalksun aradan” sözü aslında sevdiğine ulaşamayan bir insanın çaresizliğini taşıyor. Fiziksel engellerden çok, içindeki engellerle savaşıyor gibi. Bu yüzden şarkı, uzakta kalıp da kalbi aynı yerde kalan insanların şarkısı gibi hissettiriyor.
Şarkının en güçlü yanı, duygusunu bağıra bağıra anlatmaması. Sessiz bir yanma hali var. “Eridum tükendum ben bu yaradan” derken dramatik olmaya çalışmıyor; gerçekten tükenen bir insan konuşuyor. Dinleyiciyle bağ kurmasının sebebi de bu zaten. Çünkü çoğu insan hayatının bir döneminde sevdiği kişiye ulaşamamış, içinde biriktirmiş, “bir gün olur mu” diye beklemiştir.
Şarkının içinde geçen “Hasretluk adami koyar vereme” sözü ise tüm parçanın kırılma noktası gibi. Hasreti yalnızca duygusal bir eksiklik değil, insanın içine işleyen bir hastalık gibi anlatıyor. Karadeniz türkülerindeki o gerçeklik hissi burada çok güçlü. Sevgi romantikleştirilmiyor; insanı zayıflatan, tüketen bir duygu gibi bırakılıyor önümüze.
Bir başka yerde “Güvercin konayi yar pencereme” diyor. Küçücük bir umut bu aslında. Belki bir haber gelir, belki bir gün kavuşma olur… Ama şarkı boyunca o umudun bile buruk olduğu hissediliyor. Çünkü anlatıcı, sevmenin yetmediğini biliyor. Sevgi var ama mesafe daha güçlü.
Şarkının gizlediği taraf da burada başlıyor. Açık açık “yalnızım” demiyor ama bütün sözlerde yalnızlığın izi var. “Dola kollaruni saril boynuma” derken aslında fiziksel bir sarılmadan çok, iç huzuru istiyor. İnsan bazen sevdiği kişinin yanında değilse eksik hisseder ya, şarkının temel psikolojisi tam olarak bu.
Ve finalde gelen o soru… “Uzaktan uzağa sevmak olurmi?” Aslında cevabı da içinde taşıyor. Oluyor belki ama eksik oluyor. İnsan seviyor, bekliyor, özlüyor ama bir noktadan sonra sevgi temas arıyor. Şarkının dinleyicide bıraktığı ağırlık da bu yarım kalmışlık hissi.
Bu şarkının duygu haritası ise neredeyse tamamen hüzün üzerine kurulu:
Melankoli: 9/10
Gece Hissi: 8/10
Kalp Kırıklığı: 8.5/10
Özgüven: 2/10
Yalnızlık Etkisi: 9/10
Tekrar Dinleme İsteği: 8/10
Özellikle gece yürüyüşlerinde ya da birini özlediğin anlarda daha sert vuruyor. Çünkü şarkı, kaybedilmiş bir aşkı değil; ulaşılamayan bir sevgiyi anlatıyor. Aradaki fark küçük gibi görünür ama insanın içinde bıraktığı boşluk çok başka.
Yüksel Baltacı bu şarkıda süslü cümleler kurmuyor; sadece özlemin insanı nasıl sessizce tükettiğini anlatıyor. Ve bazen en ağır duygular zaten en sade sözlerin içinde saklanıyor.
Yorumlar
Yorum Gönder
👉 Şarkıyı beğendin mi? Sözleri sana neler hissettirdi? Hemen yorumunu ekle, senin cümlen belki de başka bir dinleyiciye ilham olacak!
Şarkı hakkında yorumlarını yaz ve bu müzik deneyimine sen de ortak ol.